İçeriğe geç
  • Dolar 49,7712 ▲ %0,14
  • Euro 55,7854 ▲ %0,10
  • Sterlin 66,4954 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.420,55 ▲ %0,56
  • Çeyrek Altın 10.533,78 ▼ %0,01
  • Gümüş 86,34 ▲ %0,22
  • Bitcoin 3.997.742 ▲ %0,34
  • BIST 100 11.012,80 ▼ %0,94

Mersin Ekonomi

Tarsus'tan ulusal şebekeye uzanan elektrik yolculuğu

Tarsus'tan ulusal şebekeye uzanan elektrik yolculuğu

Türkiye'nin elektrik altyapısı, 1902'de Tarsus'taki ilk üretimden Cumhuriyet dönemindeki santralleşme sürecine ve ulusal şebekeye uzanarak ülkenin dönüşümünde kritik rol oynadı.

Türkiye'nin elektrik altyapısı, Osmanlı döneminde yerel düzeyde başlayan üretim faaliyetlerinden Cumhuriyet yıllarında kurulan santrallere ve nihayetinde ulusal şebekeye uzanan bir süreçle şekillendi. Bu gelişim, ülkenin ekonomik, teknolojik ve toplumsal dönüşümünün temel dinamiklerinden biri olarak öne çıkıyor.

AA'da yayınlanan habere göre, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü kapsamında hazırlanan 'Karanlıktan Şebekeye' dosyasında, Türkiye sınırları içindeki ilk elektrik üretiminin 15 Eylül 1902 tarihinde Tarsus'ta gerçekleştiği belirtildi. Berdan Nehri üzerindeki Bentbaşı mevkisinde, bir su değirmenine kayışla bağlanan düzenek sayesinde kentin sokakları ve birkaç konut aydınlatıldı.

İstanbul'un elektrikle tanışmasında ise 1910 yılı dönüm noktası oldu. Bankaların desteğiyle 1911'de kurulan Osmanlı Anonim Elektrik Şirketi, 50 yıllık üretim imtiyazı aldı. Kentte hidroelektrik için uygun su kaynağı bulunamaması üzerine kömürle çalışan termik santral kurulmasına karar verildi. 11 Şubat 1914'te hizmete giren Silahtarağa Elektrik Santrali, yaklaşık 15 megavat gücüyle Osmanlı'nın ilk kent ölçekli santrali oldu. Elektrik önce tramvaylara, kısa süre sonra da şehre verilirken, 1914 yılındaki abone sayısı 2 bin 55 olarak kayıtlara geçti.

Cumhuriyet'in ilan edildiği 1923 yılında Türkiye'de 38 elektrik santrali bulunurken, toplam kurulu güç 32,8 megavat seviyesindeydi. Yıllık üretim 44,5 milyon kilovatsaat, kişi başına düşen tüketim ise yaklaşık 3 kilovatsaat olarak hesaplandı. Elektrik yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında 1925'te Adana, Artvin, İnebolu, Akşehir, Mersin ve Trabzon gibi kentler elektrikle tanıştı. 1926'da ise Aksaray, Ayvalık, Bursa, İzmit, Konya, Kütahya, Malatya ve Sivas'ta elektrik kullanılmaya başlandı. Başkent Ankara'da ilk santral 1925'te Bentderesi'nde 35 kilovatlık doğru akım dinamosuyla kuruldu. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketi'nin üretimi 1929'da 4,34 milyon kilovatsaatten 1931'de 6,07 milyon kilovatsaate yükselirken, abone sayısı 2 bin 709'dan 4 bin 766'ya çıktı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Enerji Müzesi Müdürü Amed Gökçen, Silahtarağa'nın bir şehrin kaderini belirleyen bir fabrikaya dönüştüğünü ifade etti. Gökçen, elektriğin kente gelişinin yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını belirterek, "İstanbul'da elektriğin gelmesi sadece bir teknolojik gelişme olarak değil, şehrin altyapısının, üst yapısının, mimarisinin, şehre gelip giden insanların, şehirde çalışan kitlenin bir bütün olarak değişimini doğurdu." dedi. Fabrikanın uluslararası sermayeyi çekme ve teknolojik altyapıyı dönüştürme kapasitesine dikkat çeken Gökçen, "En başından beri bu fabrikanın uluslararası sermayeyi buraya çekebilmesi, teknolojik altyapıları buraya dönüştürebilmesi, Osmanlı'nın Avrupa'da geç kalınmış teknolojik yapılara, ev aletlerine ve cihazlarına ulaşabilmesi ve daha da önemlisi bunun sadece devlete değil vatandaşa da verilebilmesi üzerine dev bir politik altyapısı var." ifadelerini kullandı.

TürkAta Haber Ajansı
Mersin Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…